Daha az işçi, daha düşük ücret de krizden çıkarmıyor

Alavere,dalavere, Kürt Memet Nöbete!…Kapitalizmin bu değişmez krizden çıkma oyunu, yine tekrarlanıyor. İşverenler, bir yandan çalışan sayısını azaltarak ,bir yandan da ücretleri azaltarak maliyetleri düşürüyorlar; bu avantajla rekabet gücü edinip kaybettikleri pazarları, ciroları, dolayısıyla karları yeniden yakalama peşindeler. Ama,bu vahşi sömürüye rağmen, hala kapasite kullanımı yüzde 68’in üstüne çıkamıyor. Toparlanma patinaj yapıyor.
» devamını oku “Daha az işçi, daha düşük ücret de krizden çıkarmıyor”

yorum yazın

Vahşi sömürüye rağmen sanayi toparlanamıyor

AKP Anayasa taslağı, her nedense 12 Eylül Anayasasının işveren kesiminin istekleri doğrultusunda ters yüz ettiği çalışma yaşamı  ile ilgili alana dokunmuyor. Varsa yoksa, yüksek yargı…AKP’nin hık deyicileri, taslak tartışması yaparken 12 Eylül’ün budadığı sendika, toplu sözleşme, grev hakkı ile ilgili tadilata hiç değinmiyorlar. Memurların ağzına bir parmak “toplu sözleşme balı”…O kadar…Niye uğrasınlar anti-sendikal, anti-demokratik çalışma yaşamı alanına ? 12 Eylül’den miras, öyle bir dikensiz gül bahçesi var ki, yeniden dikenleştirmenin alemi var mı? Tabii yok. Ama, anti-sendikal düzen, her zaman olduğu gibi 2009 krizinin de bütün yükünü çalışan sınıfa yıktı ve reel ücretler tarihi biçimde geriledi, 300 binden fazla insan işini kaybetti.. Tarihi bir yoksullaşma !…
» devamını oku “Vahşi sömürüye rağmen sanayi toparlanamıyor”

yorum yazın

Avrupa Kültür Başkenti de cemaat kapitalizmine…

Mustafa Sönmez

13 Kasım 2006’da Avrupa Birliği Konseyi’nin, İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasını onaylaması, Türkiye için, İstanbul için önemli bir fırsattı. Hem kültürel etkinlikleri çoğaltma, yayma hem de İstanbul’u dünyaya daha çok tanıtma anlamında bir fırsat… Ne var ki, AKP’nin cemaatçi kapitalizm zihniyeti, bu fırsatı büyük bir hovardalıkla kendine yontuyor. Bu fırsat, yabancı ziyaretçi girişine rüzgar olamamış durumda ve bu etkinlik için ayrılmış kaynaklar, çoğu yerde görüldüğü üzere cemaat kapitalizmince yontulmakta…
» devamını oku “Avrupa Kültür Başkenti de cemaat kapitalizmine…”

yorum yazın

AKP-IMF ve cemaat kapitalizmi-2

Mustafa Sönmez

AKP Hükümetinin, IMF ile yeni bir stand-by anlaşması için sürdürdüğü girişimlerdeki tutumu, cemaat kapitalizmini nasıl önemsediğini ve her politikada cemaat kapitalizminin önceliklerinin esas olduğunu da sergiledi. Nedir bu cemaat kapitalizmi ?
» devamını oku “AKP-IMF ve cemaat kapitalizmi-2″

yorum yazın

AKP-IMF ve cemaat kapitalizmi-1

Mustafa Sönmez

Türkiye siyaset ve iktisat tarihini analiz edenler, 2002 seçimleri ile AKP’nin iktidara gelişini ve icraatını, önemli bir kilometretaşı olarak alacaklardır. Bu tarihi kırılma, aslında, Türkiye toplumsal formasyonuna yön veren egemen sınıf blokları arası güç değişimi için derinleşen bir iktidar savaşıdır. Bilek güreştiren taraflardan biri, İslami-muhafazakar sermaye fraksiyonlarının siyasi temsilcisi AKP-Fethullah Gülen koalisyonudur. Bu kesimin dayandığı sermaye fraksiyonu, resmi olarak TOBB bünyesindeki çoğu odada; “sivil” olarak da MÜSİAD ve TUSKON’da örgütlü, bir kısmı KOBİ , bir kısmı da iri-kıyım sermayedarlardır. Bunlara “Anadolu kaplanı” denmesi eksiktir. İstanbul’daki sanayi, ticaret ve hizmet varlıkları ağırlık taşır.
» devamını oku “AKP-IMF ve cemaat kapitalizmi-1″

yorum yazın

Futbol emek ve Diyarbakırspor

Mustafa Sönmez

2009’un Nisan ayının son haftasında, daha Turkcell Lig’e çıkacak takımlar netleşmemişken, riski göze alıp, bu köşedeki yazıma “Hoş geldin Diyarbakırspor” başlığı atmıştım. Kırmızı-yeşilli ekip, 18 takımlı süper ligde nüfustaki payı yüzde 16’yı bulan Doğu Ve Güneydoğu’dan tek takım olacaktı. 21 ilden (G.Antep, Kilis hariç) oluşan Doğu – Güneydoğu’yu, Diyarbakırspor temsil edecekti.
» devamını oku “Futbol emek ve Diyarbakırspor”

yorum yazın

Evet, F klavyeyi geri istiyoruz!

Güventürk Görgülü

Bir kaç gün önce Habertürk.com’da yayınlanan “F klavye, Q klavye” tartışması haberine kayıtsız kalamayanlardanım. İlk bakışta “sırası mı şimdi, bütün derdimiz bu mu?” diyenler olabilir. Doğrusu ben de konuyla ilgilenen çok kişi var mıdır merak ediyordum, ama salı günü yayınlanan haberin altına 24 saat içinde 320 yorum bırakıldığını görünce, konunun hiç de söylendiği gibi sınırlı sayıda insanı ilgilendiren “sırası gelmemiş” bir konu olmadığını gördüm.
» devamını oku “Evet, F klavyeyi geri istiyoruz!”

yorum yazın

IMF’yi öteleyen islami sermaye; neden?

Mustafa Sönmez

IMF, 2000 Ocak ile Mayıs 2007 arasında fiilen devredeydi. Son iki yıldır formel bir anlaşma yoktu ama olacağına dair bir beklenti vardı. Uzun bir süre geçtikten sonra, yeni bir stand-by anlaşmasına şimdilik gerek olmadığı açıklandı. Başbakan, bunu seçmene dönerek, “IMF’ye kafa tutmak” şeklinde mesajlaştırdı. Oysa, ortada kafa tutmak değil, ama bir anlaşmayı ötelemek gerçeği vardı. Peki bu ötelemede kimin iradesi ağır basmıştı, bu öteleme kime yarayacaktı?
» devamını oku “IMF’yi öteleyen islami sermaye; neden?”

yorum yazın

Sanayinin enkazı çalışanın sırtında

Mustafa Sönmez

Krizin sanayiye etkisinin 2009 bilançosu, ya da enkazın fotoğrafı ortaya çıktı. TÜİK, yani Türkiye İstatistik Kurumu, kendi tanımı ile, “  Ülkemiz ekonomisi içerisinde önemli bir paya sahip olan sanayi sektöründe faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli girişimlerin ciro değerlerinde meydana gelen gelişmelerin belirlenebilmesi için Ciro Endeksleri “ hesaplıyor. Ayrıca bu “ girişimlerin çalışanlar sayısı ve çalışılan saat sayısında ve brüt ücret-maaş yapısında meydana gelen gelişmelerin belirlenebilmesi, dönemler ve yıllar arasındaki değişimlerin izlenebilmesi için Üç Aylık Sanayi İstihdam, Çalışılan Saat ve Brüt Ücret-Maaş Endeksleri” hesaplıyor…Peki TÜİK’in bu ciro,istihdam,ücret endeksleri ne gösteriyor ? Yani, TÜİK, 2008’den 2009’a , bilgi aldığı sanayi kuruluşlarından nasıl bir görüntü elde etti ? Krizde sanayi nasıl bir grafik çizdi, satışlar ne oldu ? Çalışan sayısı azaldı mı arttı mı, ücret giderleri ne yönde seyretti ?
» devamını oku “Sanayinin enkazı çalışanın sırtında”

yorum yazın

Neden blog yazıyoruz?

Grafik: Görkem Keser

Blog dünyası hızla büyümeye ve çeşitlenmeye devam ediyor. Peki milyonlarca blogu kim, neden yazıyor? Araştırmalara baktık ve bu sorunun yanıtını blog yazarlarına sorduk.

Güventürk Görgülü – Görkem Keser / HaberVs
» devamını oku “Neden blog yazıyoruz?”

yorum yazın