Hrant Dink davasında karar açıklandı

Gazeteci Hrant Dink'in beş yıl önce Agos Gazetesi önünde katledilmesiyle ilgili davada karar açıklandı.

Mahkeme heyeti, sanıklardan Yasin Hayal'i cinayeti azmettirme suçundan ağırlaştırılmış  müebbet hapis  cezasına, Erhan Tuncel'i 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak Tuncel'in cezası Dink cinayetinden değil, McDonald's'ın bombalanması olayı nedeniyle verildi.

Erhan Tuncel  ve diğer sanıkların örgüt yöneticiliği suçundan,  örgüt üyeliğinden ve örgüte yardım suçundan beraatine karar verildi. Böylece heyet, Dink cinayetinin ardında bir örgüt olmadığına karar vermiş oldu.

Asli faillerin bulunarak cezalandırılmasını isteyen ve başından beri duruşmaları izleyen kalabalık, Beşiktaş Adliyesi önünde tepkisini diye getirdi. Grup, kararın açıklanmasıyla Dink ailesine destek için Osmanbey'deki Agos Gazetesi'ne yürüyor.

Kararın açıklanmasından sonra Dink Ailesinin avukatlarından Fethiye Çetin, bu kararın yerleşik düzenin bozulmadığı anlamına geldiğini, devletin siyasi cinayetler geleneğini sürdüğünü söyledi.

https://www.youtube.com/watch?v=hFmaw_SOrTA

https://www.youtube.com/watch?v=fmbu0kLnZ_0

Beyoğlu'nun tadı kaçıyor

Daha çok Emek Sineması’yla gündeme gelen ancak Beyoğlu’nun tarihi yapıları Cercle D’orient (Serkildoryan), İsketinj Apartmanı, Melek Apartmanı, İpek ve Rüya Sineması’nı kapsayan restorasyon projesiyle ilgili tartışmalar 2012’yi de meşgul edeceğe benziyor.

Mülkiyeti Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ait olan bina grubunun restorasyonu gerçekte 1993’ten beri konuşuluyordu. Tartışmaları hızlandıran gelişme ise İstanbul 9. İdare Mahkemesi 12 Mayıs 2010’ta “uygulanması halinde telafisi güç ya da imkansız zarar doğuracak nitelikte olduğu” gerekçesiyle durdurduğu restorasyon projesini, bilirkişi raporunu gerekçe göstererek 1 Aralık’ta bozmasıydı.

Uzun süredir sessiz kalan proje sahipleri de yavaş yavaş fikirlerini beyan etmeye ve projeye getirilen eleştirileri cevaplamaya başladı. Ancak cevaplar, Emek Sineması ve diğer yapıları kapsayan proje için dile getirilen endişelere yanıt vermekten uzak görünüyor.

Örneğin, projeyj yüklenen Kamer İnşaat’ın ortaklarından Levent Eyüboğlu, kamuoyunun tepkisini dikkate alarak projeye talip olan İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın (İKSV) başkanı Bülent Eczacıbaşı’na yönelik şunu söylüyor: “İlk yapacağımız iş, projemizi Bülent Bey’e de anlatmak olacak. Anlatalım, o da bir rahatlasın diye düşünüyoruz.”  (Radikal, 12 Ocak 2012)

Eyüboğlu, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda ise bu ana kadar konuşmamış olmalarını “konunun yargıda olmasına” bağlıyor. Yine Eczacıbaşı’na yönelik “Şimdiye dek Beyoğlu’nda yapılan en korumacı projeyi yaptığımızı anlayınca kendisi de bizi destekleyecektir. Açıklamasını da bir işadamı olarak bilgi eksikliğinden yapılmış bir açıklama olarak görüyorum. Zaten öbür türlü etik değil. Bütün izinleri aldık. Durum, önerdikleri gibi 6 ay bekleyelim, ondan sonra proje üretiriz diyecek bir noktada değil. Bu projeyi daha fazla bekletirsek bir-iki sene sonra yıkıntılar üzerinde hep beraber ‘Emek yıkılmasın’ deriz.” (Cumhuriyet, 10 Ocak 2012)

Levent Eyüboğlu aynı röportajda artık tartışılacak bir durum olmadığını, ürettikleri projenin bilimsel, kültürel, tarihi altyapısını oluşturduklarını ve onay da aldıklarını söylüyor. Bu noktadan sonra tartışılacak tek şeyin işletmeyle ilgili olacağını, buna açık olduklarını söylüyor.

Hukuki süreç tamamlanmış değil.  Ancak Kamer İnşaat, inşaat ruhsatı için başvurmaya hazırlanıyor. Eyüboğlu’na göre inşaat 4 ile 9 ay arasında başlayabilir.

HaberVs, kamerasını, söz konusu projenin hayata geçmesiyle birlikte İstanbul ve Beyoğlu’nun yitireceği bir başka değerine, 1944’ten bugüne Cercle D’orient binasında hizmet veren İnci Pastanesi’ne çevirdi.

Yazı: Gökhan Tan

Pazarcının sesi kısılacak mı?

Gümrük Ve Ticaret Bakanlığının hazırladığı Yeni Hal Yasası 1 Ocak 2012'de  yürürlüğe girdi. Artık pazarda geçiş yollarında mal teşhir edene, çevreyi rahatsız edecek şekilde bağırarak satış yapana, satış yerini temiz tutmayanlara ve terazide hile yapanlara para cezası kesilecek.

Yeni yasaya göre, terazide hile yapanlar 200 lira, satış yerini temiz tutmayanlar ise 50 lira ceza ödeyecek.  Yasanın en dikkat çekici yönü ise pazar esnafına bağırmayı yasaklaması.  Artık müşteri çekmek için bağıran Pazar esnafı 50 lira para cezası ödemek zorunda kalacak. Vatandaş pazarcının sesinin kısılmasına karşı çıkarken, pazar esnafı ise fikir ayrılığına düşmüş durumda. Kimi “50 lirayı verir yine bağırırız işimiz bu” derken kimi de bu uygulamanın doğru olduğunu düşünüyor.