Kansere karşı alışveriş!

Kansersiz Yaşam Derneği’nin kanserde erken teşhisi vurgulamak ve kanser hastalarına destek sağlamak amacıyla organize ettiği “Alışveriş Yaşa-TIR” şenliği,  İstanbul Shangri La Bosphorus Oteli’nin Balo Salonu’nda gerçekleşti.

Kansersiz Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dida Didem Kaymaz, kendisi gibi kanser hastalarına destek sağlamanın yanında hastalığa yakalanmama konusunda da farkındalık yaratabilmek için çalıştıklarını söyledi. Bu konuda kanserde erken teşhisin önemini vurgulayan eğitim ve organizasyonları arttırmayı planlayan Kaymaz ünlülerin derneğe duyarlılıklarından oldukça memnun.

Organizasyona 86 marka katıldı. Markaların yanısıra, ünlüler de kampanyaya bağışlarıyla destek verdi. Projenin amacına ulaşabileceğine inandığını belirten Oyuncu Pınar Altuğ,  böyle hassas ve önemli bir projede yer aldığı için mutlu olduğunu söyledi.

Konserde giydiği kostümleri kendi kurduğu stantta satışa sunan Sanatçı Bengü, bu proje sayesinde sosyo-ekonomik durumu iyi olmayan kanserli vatandaşlara ulaşabilmenin ve bu duruma farkındalık yaratmanın büyük bir adım olduğunu belirtti.

Ünlülerin kendi kurduğu standlar dışında Kansersiz Yaşam Derneği tarafından kurulan “Ünlülerimizden Gelenler” standında sanatçı ve sporcu ünlülerin gönderdiği eşyalar ayrıca satışa sunuldu. Gelirlerin tamamı derneğe bağışlanan ve aralarında, Arda Turan’ın Milan’a gol attığı maçta giydiği kramponları, Atletico Madrid imzalı forması, Hakan Şükür’ün imzalı Galatasaray forması, Demet Akbağ’ın Eyvah Eyvah filminde giydiği kostümleri, Nilüfer’in klibinde giydiği elbisesi gibi birçok eşya bulunuyor.

Ayrıca Dilek Hanif ve Bahar Korcan'ın derneğe bağışladığı tasarımları, Galatasaray Kadın basketbol takımı kaptanı Işıl Alben'in forması, Muhteşem Yüzyıl ekibinden “Hürrem Sultan'ın tacı”, Emre Altuğ, Çağla Şikel, Nilüfer, Burak Özçivit, Saba Tümer, Esra Erol, Mustafa Ceceli, Fatih Terim, Hülya Avşar, Burcu Esmersoy, sunucusu Oylum Talu, Mancini, Fenerbahçeli kadın NBA oyuncusu Angel Mccoughtry ile birçok ünlü sanatçı ve sporcunun derneğe verdiği kişisel eşyaları “Yaşa-TIR” projesi yararına satışa sunuldu.

Hakan Yaman'a ne oldu?

Gezi direnişleri sırasındaki hedef gözetmeyen polis terörünün sınırsızlığının en çarpıcı örneklerinden birisi kuşkusuz ki Hakan Yaman’ın başına gelenler. 3 Haziran 2013 gecesi, işinden Sarıgazi’deki evine dönerken olayların ortasında bulan ve sonrasında polislerin linç girişimine maruz kalan Yaman, deyim yerindeyse ölümden döndü. Ağır bir dayak sonrasında yetmedi bir de ateşin içine atıldı. Kalıcı beyin hasarının yanı sıra bir gözünden olan, vücudunda 2. derecede yanık oluşan, çene, alın ve burun kemikleri kırılan Hakan Yaman, 5 kritik cerrahi operasyon geçirdi. Yaman'ı 3 operasyon daha bekliyor.

Sağlığına kavuşması mümkün değil

Hızla iyileşiyor olsa da Yaman’ın 3 Haziran'dan önceki sağlıklı haline dönmesi artık mümkün değil. Yaman ailesi ihtiyaçlarını çevrenin yardımlarıyla ve Nihal Yaman’ın sattığı el işleriyle sağlıyor. Yaman bu süreçte mahallesi Sancaktepe'nin kendisini yalnız bırakmadığını belirtiyor. Devletten herhangi bir destek almadıklarını da sözlerine ekliyor. Linç girişiminden önce şoförlük yaparken, artık bir gözü kör kalan ve diğerinde de yüzde 80 görme kaybı oluştuğu için işini de kaybeden Yaman ve ailesi fiziksel yaraların yanında özellikle çocukları üzerinde etkisi hâlâ süren psikolojik travmalarla da boğuşuyor.

Yaman’ın yaşadığı pervasız şiddet kısmi olarak bir vatandaşın cep telefonuyla kaydedilmiş olsa da, kendisine işkence yapanların bulunmasıyla ilgili soruşturmada herhangi bir ilerleme sağlanmış değil. Kovuşturma aşamasında olayla ilgili dosyada savcılık hâlâ işkenceci polislerin kimliğini saptayamadı. Devletin adaleti sağlayamamasının yanı sıra Yaman ailesinin devletten hiçbir yardım görmemesini de bir tür baskı mekanizması olarak niteleyen Yaman'ın avukatı Eylem Kınacılar, “Devlet Hakan'ın gözünü geri getiremezdi. Ancak bu ailenin acısını hafifletebilirdi. Bunu da yapmadılar. Yapılabilecek şeylerden kaçmak da bir baskıdır” diyor.

Uluslarası Af Örgütü takipte

Yaşanılan bu kötü günler sırasında Yaman ve ailesinin yanındaki tek kurum ise Uluslararası Af Örgütü. Örgüt,  devlet şiddetinin bu en çarpıcı örneklerinden biriyle ilgili, “Hakan Yaman’a ne oldu?” başlığı altında eylemler düzenliyor. Yanıtı bilinen ancak failleri açığa çıkarılamayan bu olayla ilgili örgüt, geçtiğimiz aylarda Galata Kulesi ve Çağlayan Adliyesi'nin duvarlarına “Hakan Yaman’a ne oldu?” sorusunu projeksiyonla yansıtıldığı bir eylemi yaptı.

Af Örgütü  hakanyamananeoldu.org isimli bir internet sitesiyle de kampanyayı yürütmeye devam ediyor.