Soma Holding binasına polis koruması

Soma Kömür İşletmeleri'ndeki kazada hayatını kaybeden maden işçileri için bugün 12:30’da Soma Holding’in İstanbul Levent’teki yönetim binası önünde yapılmak istenen eylem polis barikatına takıldı. Emniyet güçleri sokağın her iki ucuna kurdukları barikatlarla sokağa girişe izin vermedi. Barikatların kurulmasında önce sokağa girerek, binanın önünde oturma eylemi gerçekleştiren Öğrenci Kolektifleri üyesi beş kişiye ise müdahale edilmedi.

Polisle yapılan görüşme sonrasında, holding yetkilileriyle görüşmek isteyen protestoculardan altısının geçişine izin verildi. Bu eylemcilerin verdiği bilgiye göre camları filmle kapatılan holding binasında görevli kimse yoktu.  Protestocular 19:00’da Taksim Tünel’de eylem çağrısında bulunduktan sonra ayrıldı.

İstanbul’un mandaları

İstanbul’da tarım alanlarının, ormanların imara açılması sadece kentte insanca yaşamaya çalışan insanları değil, mandaları da tehdit ediyor. 

İstanbul Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği’ne göre kentteki manda sayısı son 30 yılda 80 binden, 13 bine geriledi. Bu sayının kısa sürede de yarıya ineceğinden endişe ediliyor. Birlik Başkanı Sezai Ural bu düşüşe neden olarak dev inşaatları ve 3. köprü ve 3. havalimanı gibi ulaşım projelerini gösteriyor. Çünkü kentteki mandaların yüzde 90’dan fazlası bu projelerden doğrudan etkilenen Silivri, Çatalca, Eyüp ve Arnavutköy ilçelerinde yetiştiriliyor.

Havalimanı ve köprü projelerinin inşaat alanı içerisinde kaldığı için tahliye edilecek, kapatılacak köklü işletmeler var. HaberVs muhabirlerinin, başta Vadi İstanbul olmak üzere dev inşaat projelerinin yürütüldüğü Cendere Vadisi’nde görüntülediği manda işletmesi de iki üç aya kadar taşınmak durumunda olduğunu söylüyor.

Manda yetiştiriciliği, bu ilçelerin Karadeniz kıyılarında yoğunlaşıyor. Ancak uzmanlar, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ), İstanbul’un su kaynağı konumundaki bu bölgenin mandalar tarafından kullanılmaması için de uyarılarda bulunduğunu belirtiyor. 

Oysa manda suya bağımlı bir hayvan (Mandanın diğer ismi “su sığırı”). Derisi koyu renkli ve kalın olduğu için vücut ısısı çabuk yükseliyor. Ter bezleri diğer sığırlardan daha az olduğu için beden ısısını kendi dengeleyemiyor. Bu nedenle günde birkaç kez suya girmesi gerekiyor. Özetle suyun olmadığı yerde manda yetiştiriciliği yapmak mümkün değil.

“Manda sayısı nüfusa hitap etmekte zorlanıyor”

Veteriner Sağlık Teknikeri Talat HanManda sayısının nüfusa hitap etmekte zorlandığı” görüşünde. Han, süt, yoğurt, kaymak ve sucuk olarak büyük rağbet gören manda ürünlerine karşı talebin karşılanamaz hale geldiğine dikkat çekiyor.

Mandalardaki gerileme İstanbul’la da sınırlı değil. İstanbul İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Kasım Piral ise 1970’lerde manda popülasyonunda dünyada 10. sıradaki Türkiye’nin 22. sıraya gerilediğini söylüyor. Ülke genelindeki 1 milyon mandandan geriye 80 bin kadarı kaldığı belirtiliyor.

Halk Elinde Ülkesel Manda Islahı Projesi ile, manda yetiştiriciliği ayağa kaldırılmaya çalışılıyor. Projenin İstanbul ayağında 1548 hayvan takip ediliyor. 

İstanbul’da halen 260 manda işletmesi faaliyet gösteriyor. Her işletmenin 40 ile 65 arasında hayvanı var. Ancak 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) sonrasında Kafkaslarda göç eden ailelerin ayak olduğu geleneksel manda yetiştiriciliği yok olmaya aday. Nisan 2015’deki 8. Asya Manda Kongresi’nin de mandalarını hızla yitiren İstanbul’da yapılacak.

Medyaya baskıyı okurla göğüslemek

HaberVs, “bağımsız medya arayışı” haber dizisinde bu kez Bağımsız İnternet Gazetesi T24’e mikrofon uzatıyor.

T24, “kitle fonlaması” ya da medya özelinde “okur destek fonu” olarak isimlendirilen yönteme başvuran Türkiye’deki az sayıdaki yayın organı arasında. Sadece medyada faaliyet gösteren ve bunun dışında geliri bulunmayan kuruluşların başvurduğu bu yöntem, “editoryal bağımsızlığın, ekonomik bağımsızlıktan geçtiği” düşüncesinden hareketle okuru, bağımsız gazeteciliğe katkıda bulunmaya çağırıyor.

Kendisini “Hiçbir kişi, kurum, kuruluş ve oluşumla doğrudan, dolaylı ya da rastlantısal bir ilişkisi bulunmayan bağımsız internet gazetesi” diye tanımlayan T24, geçtiğimiz sonbaharda  “Okur Fonu Projesi” gerçekleştirdi. 45 süreli kampanyada oluşan 102 bin TL'lik fonu, görüntülü (video, multimedya) haberler üretmek için kullandı. 

T24 Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın'a göre “arkasında habercilik kaygısından başka birşey bulunmayan yayıncılık” için kamuoyu ilgisi ve katkısının önemine dikkat çekiyor:

HaberVs “bağımsız medya arayışı” dizisi:

Açık Radyo Dinleyici Destek Projesi

dokuz8 Haber Ağı

Türkiye’de basına dört bir taraftan yapılan baskıyı kollarımızı kavuşturup izleyemeyiz. İşte böyle bir durumda okur fonu işin içine kamuoyu da dâhil edildiği için çok önemli” diyor. Akın’a göre bu yöntem haberi ve haberciyi, işveren, reklam veren ya da siyasi elitlere karşı koruma seçeneklerinden sadece biri. Ancak tek başına yeterli değil.  “Kitle fonlaması, kısa vadede medyanın direncini arttırmaya yönelik, örneğin reklam gelirlerinin azaldığı durumlarda hayatta kalmasını sağlayacak bir yöntem. Ancak sadece bu yöntemle ayakta kalmaya çabalayan bir mecranın inşası bambaşka bir deneyim” diyor Akın. 

Kampanyaya katılımın beklenenden yüksek olması Doğan Akın’a göre, Türkiye’de uğradığı itibar erozyonuna rağmen gazetecilik faaliyetine hâlâ inanlar olduğunu göstermesi bakımından umut verici. Akın, “topladıkları parayı ne yaptılar” gibi bir kuşkunun oluşmaması için bu tür girişimlerin şeffaf yürütülmesinin önemine de dikkat çekiyor: “Bu hem güncel kampanyanızın hem de gelecekteki kampanyalarınızın sağlığı açısından çok önemli.”

T24’ün editoryal bağımsızlığı desteklemek ve geliştirmek amacıyla kuruluşuna önayak olduğu bir başka girişim de Bağımsız Gazetecilik Platformu Punto 24 ile de kaynak arayışını sürdürüyor. T24 yazarı Hasan Cemal başkanlığında kurulan platformun etkinlikleri ve aldığı destekler, platform24.org sitesinde paylaşılıyor.