Ne okuyacaksınız
ToggleNokta Dergisi’nin 24 Mart 1985 tarihli sayısında yer alan HZİ Vakfı’nın insan kobaylar üstünde yaptığı deneylerle ilgili Güldal KIZILDEMiR ve Semra SOMERSAN imzalı haberini aşağıda bulabilirsiniz.
Nokta Dergisi 24 Mart 1985, Haber Spotu:
HZi Vakfl’nın ilaç araştırmalarında kullandığı “insan kobay/ar”ın büyük bir
bölümünü Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Muazzez İlmiye Çığ’ın, 33 yıl süreyle çalıştıgı Arkeoloji Müzesi’nden ve Topkapı sarayı’ndan sağladığı ortaya çıktı
HZİ’nin kobayları 100’e ulaştı
HZİ Vakfı’nın ilaç araştırmalarında kullandığı “insan kobaylar”ın büyük bir bölümünü Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Muazzez Çığ’ın, 33 yıl süreyle çalıştığı Arkeoloji Müzesi’nden ve Topkapı Sarayı’ndan sağladığı ortaya çıktı.
Topkapı Sarayı’nın görkemli surları, paha biçilmez değerdeki tarihi eşyaların yanı sıra bir gerçeği de çevreliyordu: HZİ Vakfı’nda yapılan ilaç araştırmalarının önemli bir kısmında müze görevlileri kobay olarak kullanılmıştı. Vakfın araştırmaları sadece Topkapı Sarayı ile sınırlı kalmıyor, Arkeoloji Müzesi görevlileri ve onların yakın çevrelerine de sıçrıyordu.
Vakıf ve Müze Bağlantısı
HZİ Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Muazzez Çığ, 33 yıl süreyle Arkeoloji Müzesi’nde çalışmıştı. Eşi Kemal Çığ ise Topkapı Sarayı Müdürüydü. Muazzez Çığ, Amerika’da görevli olan psikiyatr kardeşi (Prof. Turan İtil) adına yürütülen çalışmalar için hem de Arkeoloji Müzesi görevlilerini seferber etmişti. Müzede çalışan memurlar, para karşılığı Vakfın ilaç araştırmalarına katılmaya ikna edilmişti.
Oyunun Sonu: Arkeoloji Müzesi eski gece bekçisi Süleyman Çakaloğlu, deneylere giren çok sayıda görevliden sadece biriydi. Çakaloğlu, 1975 yazında katıldığı deneylerin yan etkileri konusunda hiçbir yetkilinin kendisini uyarmadığını belirtiyordu. Arkadaşı Mehmet Kale’nin “Benim sağ bacağım Vakıfta aldığım ilaçlar yüzünden sakat kaldı” uyarısına rağmen, geçim sıkıntısı nedeniyle araştırmaya devam etmiş, ancak üç ay sonra sağ bacağından ameliyat olmak zorunda kalmış.
T.H. İsimli Denek ile Röportaj: “İlaçlar Bizi Zehirlemesin”
Nokta dergisi, adının açıklanmasını istemeyen devlet memuru T.H. ile görüştü.
- Araştırmaya Katılım: T.H., 1975-1976 yıllarında üç araştırmaya katıldığını, teklifin bizzat Muazzez Çığ tarafından müze bahçesinde yapıldığını belirtti.
- Denek Sayısı: Kendi bildiği kadarıyla yaklaşık 100 kişinin katıldığını, sadece Topkapı Sarayı’ndan 30’dan fazla kişinin olduğunu söyledi.
- Uygulama ve Yan Etkiler: İlaçların akşam ve sabah aç karnına verildiğini, ne ilacı olduğunu bilmediklerini ancak şiddetli baş ağrısı ve aşırı uyku hali yaptığını anlattı. Yetkililerin “bir şey yapmaz, sadece uyku getirir” dediğini ifade etti.
- Ödemeler: Araştırma sonunda 1.500 lira civarında bir para aldığını, ancak “çalışma testi” denilen daha ağır testlere katılanlara 5.000 lira gibi daha yüksek ücretler verildiğini belirtti.

Süleyman Çakaloğlu’nun İfadesi
“Ben 1975 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde çalışıyordum. Bir müze yetkilisi ‘HZİ Vakfı’na sekiz hafta giderseniz size 3.000 lira verecekler’ dedi. Topkapı ve Arkeoloji Müzesi’nden 25 arkadaş gittik. Bize her hafta bir hap yutturdular. Üç hafta sonra arkadaşımız Mehmet Kale, bacağının sakat kaldığını söyleyerek bizi uyardı. Ben yine de devam ettim, sonra bacağım şişti ve ameliyat oldum.”
Soruşturma Süreci
Süleyman Çakaloğlu’nun başvurusu ve Nokta dergisinin yayını üzerine:
- İstanbul Cumhuriyet Savcılığı olayı ele aldı.
- Sağlık Bakanlığı HZİ Vakfı ilaç araştırmalarına ilişkin soruşturma başlattı.
- HP İçel Milletvekili Ali İhsan Elgin, TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.
- Sağlık Bakanlığı Müfettişi Dr. Necdet Özatalay, soruşturmanın sonuna yaklaştıklarını ve ilgili doktorlarla görüştüklerini bildirdi.
Süleyman Çakaloğlu’nun Notu (El Yazısı)
Belgenin sonunda Süleyman Çakaloğlu’nun el yazısıyla yazdığı bir not yer almaktadır: “Nokta Dergisi Yazı İşleri Müdürlüğüne; HZİ Vakfında yapılan deneylerle ilgili olarak yapmış olduğunuz bu konuda gerçek ne idi? Bunun aydınlanması için ben de Sağlık Bakanlığına başvuruda bulundum. Ben de bu konu ile ilgili olarak 1975 yılında o Vakıfta ilaç içtim. Sonra da ayağımdan ameliyat oldum. Bana ve diğer kişilere verilen ilaçların ne olduğunun ve tehlikelerinin neler olduğunun derginiz aracılığıyla yayınlanmasını ve yol gösterilmesini rica ederim. Süleyman Çakaloğlu”