Haklar tehdit altında

Krizin ağır faturasını öncelikle emek kesimine kesmek isteyenler, “Eve kapanma, pazara çık” tera- nesiyle toplumu oyalayadursunlar, alttan alta bir dizi hakkı gaspa da hazırlanıyorlar. Başta sağlık hakkı, iş güvencesi hakkı, çalışma hakkı olmak üzere, bir dizi hak, hedef tahtasında.

Mustafa Sönmez

Hakların ihlali, genel bütçe ve “işgücü piyasası” dedikleri çalışma yaşamı üstünden gerçekleştirilmek isteniyor.
İlk fırsatta yeni bir bütçe hazırlığına girişen AKP iktidarı, IMF’nin, sermaye sınıfının dayatmasıyla, bütçeyi daraltacak, sağlık harcamalarını kısacak.

Yılın ilk 4 ayının bütçe açıkları alarm verici. 2008’in ilk 4 ayında 70 milyar TL harcanırken bu yılın aynı döneminde 87.5 milyar TL harcanmış. Yani yüzde 25 daha fazla. O nedenle ilk neşter, harcamalara vurulacak. Ama özellikle sosyal güvenlik, sağlık hakkı ve tarıma dönük transferler hedef tahtasında.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), işten çıkarmaların etkisiyle aktif sigortalı sayısında 5 ayda 775 bin kayba uğradı. Bu, çok önemli prim geliri kaybı demek. Ama aynı zamanda işverenler hızla prim borcu takıyorlar. Tahsili gecikmiş prim toplamı 12 milyar TL’yi geçti. Belli ki patronlar prim borçlarını biriktirip bir af ile yırtmanın peşinde. Sağlığı taşeronlaştırıp, piyasalaştırıp, ticarileştirenler, herhalde her şeyin Lale Devri’ndeki gibi gideceğini sanmışlardı. Şimdi şemsiye ters döndü. Özelleşme, sağlıkta kaynak kullanımını rasyonelleştirmek bir yana savurganlığı arttırdı. Öyle bir yere gelindi ki SGK, emekli maaşlarını ve tedavi giderlerini, mevcut gelirleriyle denkleştiremiyor ve her ay merkezi bütçeden destek istiyor.

SGK’nin harcamaları için bu yılın ilk 4 ayında merkezi bütçeden aldığı kaynak 18 milyar TL’ye dayandı. Bu, geçen yıl aynı dönemde 12.5 milyar TL idi. Yani yüzde 42 daha fazla bir destek kullanımı!.. Bu hızla devam ederse yıllık transfer 54 milyar TL’yi bulacak. Dolayısıyla, IMF ve TÜSİAD-MÜSİAD, tüm patronların baskısıyla, ilk saldırı SGK üstünden sağlık hakkına gelecek.

Bütçeden kesilen, hemen vatandaştan istenecek. Sağlık faturası için hem “bireysel katkı” adı altında vatandaşın cebine el atılacak, hem de verilen hizmetin kalitesi düşürülecek. Hastanın yanı sıra sağlık çalışanları da bu saldırıdan nasibini alacak. Sağlık hakkının gaspı, hizmetin faturasının hastaya ya da hasta sahibine yıkılması tertibine karşı şimdiden tepki göstermek gerekiyor.

Bütçe tırpanından tarım kesimi de nasibini alacak. Şimdiden tarıma destekler, geçen yılın ilk 4 ayına göre yüzde 16 azaltılmış durumda.

Bütçe üstünden saldırılar, kamu çalışanlarının haklarını budamaktan, kamusal varlıkları, arsaları yok bahasına satışa, yerel yönetim kaynaklarını azaltmaya, kamuda istihdamı daraltmaya, tüketiciye yeni vergiler salmaya kadar uzayacak. Güneydoğu yatırım projeleri ise bir başka bahara atılacak…

İkinci saldırı cephesi ise işçi haklarını hedefliyor.
İlk elde ağızlara dolanan kıdem tazminatı hakkının gaspı. 12 Eylül öncesini hatırlatan bu niyet, ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye dönüştürülebilir. Hak tamamen kaldırılmasa da iğdiş edilir. Buradaki esas niyet, büyük daralma gösteren otomotiv, metal gibi sektörlerde tensikata, kıdem tazminatının caydırıcı olmasını kaldırmak. Yüzde 50-60 kapasitelere düşen bu sektörlerde rahat rahat tensikat yapmanın yolu, kıdem tazminatını budamaktan geçiyor.

Bununla da kalmıyor; çıkışı yeniden ucuzcu ihracata yönelmekte görenler, dış pazarlarda rekabet gücü bulmayı da emeği ucuzlatmakta, kullaştırmakta, “Çinlileştirmekte” görüyorlar. Kriz bahane edilerek ücretlere zam yapmak bir yana, ücretler “ya tensikat-ya tenzilat” tehdidiyle zoraki indiriliyor… Daha ucuza, daha uzun süreli çalıştırma, sosyal yardımları kısma, yol-yemek haklarını budama vb. hak ihlalleri, açlıkla, işsizlikle tehdit edilen ücretli sınıfın yüz yüze kaldıkları saldırılar…

Emek örgütlerince gerçekleştirilen her karşı çıkışın ise Ergenekon, PKK operasyonu türü tertiplerle ilişkilendirilip yıldırılmak istendiği örneklerle ortada. KESK’e dönük son saldırının ardında ne var sanıyorsunuz?

Ama pabuç bırakılmamalı, pabuç kafalarına fırlatılmalı!..
Pazara çıkılmamalı, hakların gaspına karşı sokağa çıkılmalı!..

  • Delicious
  • Facebook
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Twitter
  • RSS Feed

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir