Klasik müzik sanatçıları neden imaj değişikliğine gidiyor?

Ülkemizde klasik müzik dinleyen insan sayısında önemli bir artış gözlemlenemiyor. 2011 yılında yapılan araştırmaya göre nüfusumuzun yüzde 92’si klasik müzik dinlemiyor. Dünyanın başka ülkelerindeki sanatçılar klasik müziğe ilgiyi arttırmak için çeşitli yeniliklere başvuruyor.

Klasik müziğin yerini alan rock, jazz, pop, hip hop gibi çağın ruhunu yansıtan müzik türlerinin popülerliği karşısında bu çağa ayak uydurmaya çalışan ve bunu da kendi oluşturdukları rock veya pop yıldızı imajlarıyla başaran çok önemli klasik müzik sanatçıları ortaya çıktı. 1970’lerin sonlarında bu klasik müzik akımını başlatan iki önemli sanatçı Hollandalı kemancı, orkestra şefi ve Johann Strauss Orkestrası’nı kurmasıyla tanınan Andre Rieu ile pop ve sinema müziklerinin klasik müzik aranjmanlarını yapan Fransız piyanist Richard Clayderman‘dı. Bu tarz klasik müzik sanatçıları sayesinde dünyada klasik müziğe olan ilgi giderek artsa da Türkiye’ de neden bu tarzda bir eğilim görülemiyor?

Klasik müziğin özü korunmalı

Hande Dalkılıç

Türkiye’nin en önemli piyano virtüözlerinden biri olan Hande Dalkılıç, ülkemizde klasik müziğe ilginin artmamasında en önemli sebebin medya olduğunu vurguladı. Türkiye’deki yönetimlerin klasik müziğe yatırımlarını ve ilgilerini artırmadığı sürece bu durumun değişmeyeceğini ve medyadan gereken ilgiyi göremeyeceğini söyledi:

“Medyayı yönlendirebilecek ve dünyadaki evrensel çok sesli müziği destekleyecek bir ülke yönetimine ihtiyacımız var. Bu işten anlayan ve bunun değerini bilen kurumlarda, konser salonlarına desteğini veren, belediyelere maddi yardımı esirgemeyen ve üniversitelerdeki sanatsal faaliyetleri destekleyecek bütçeyi sağlayan bir yönetimin olması gerekiyor. Ancak bu şekilde Türkiye’deki klasik müziğe duyulan ilgi artar.”

Batılı ülkelerde yaygın olarak dinlenen “popüler” klasik müzik sanatçılarına şüpheli yaklaşan Hande Dalkılıç, bu tarz sanatçıların, klasik müziğe olan ilgiyi ve kendi popülerliklerini arttırmak için klasik müziğin özgünlüğünden taviz verdiklerini belirtti. Elektro keman, elektro çello gibi aletlerin, klasik müziği yeni çağa uydurmada faydası olduğunu, fakat bu yönde fazla taviz verilirse ve kendilerini kaptırırlarsa, yapılan müziğin artık klasik müzik olmayacağını söylüyor. Kendisinin de buna benzer atılımlarla, ülkemizde -örneğin Doğu’da ve Anadolu’da Chopin çalarken seyircilerin anlayacağı müzikleri de çaldığını, Muammer Sun’un sade müzikleriyle halka ses verdiğini, ancak bunları klasik müziğin saygınlığını kaybetmemek şartıyla yaptığını anlattı:

“Albümlerin dijitalleşmesi, spotify, iTunes gibi ortamlarda çıkması, görselliğin gelişmesi ve herşeyin instagram gibi sosyal medya mecralarında fotoğraf ve kısa videolar üzerine kurulmasından dolayı, doğal olarak görsellikle birleşmiş müzikler ve daha büyük şovlarla beslenmesi, klasik müzik sanatçılarının daha popüler olmasını sağlıyor, hele ki ülkede yetersiz de bir destek varsa.”

Andrei Riu ve Richard Clayderman gibi sanatçıların daha kolay dinlenebilir müzik ile insanlara klasik müziği sevdirmeye çalıştığını, ancak aynı türdeki diğer sanatçıların görsellikle işi bozmaya başladıklarını, çünkü ancak popüler kültürle ilgi görebildiğini vurgulayan Dalkılıç, batı ülkelerinde klasik müzik ve popüler klasik müzik arasındaki algı farkını çocukluğundaki bir anısıyla aktarıyor:

“Clayderman benim çocukluğumda da vardı, birgün Fransa’da piyano dersi için kitap arıyorduk; nota evine tarif ettik ‘piyanist Clayderman’ diye… Fakat ilgilenen kadın bir türlü bulamadı. Uzun uğraşlar sonrası adamın resmini bir plakta gördü ve ‘ben de işte bunu arıyorum’ dedim. İlgilenen kadın bana, ‘İyi de bu adam piyanist değil ki, sadece piyano çalıyor!’ demesin mi? Orada insanlarda oluşmuş olan algı, 0 tür müzisyenlerin piyanist bile olmadıkları yönünde. Ama zamanla bu tür popülarite dayatmalarına alıştık; bu çok yanlış bir durum ve biz buna razı olmaya başladık.”

Türkiye’de klasik müziğe olan ilgiyi arttırmak için aynı “popülerlik” yolundan gidilip gidelemeyeceği sorusuna da Dalkılıç, eğer gerçek klasik müziği içeren konserlerin içine katılırsae yapılabiliceğini, fakat Türkiye’yi Batılı ülkelerle karıştırmamamız gerektiğini vurgulayarak cevap veriyor. Çünkü Almanya, Fransa gibi ülkelerde klasik müziğin özü hep korunuyor ve popüler müzik işin içine katılsa da diğer yandan klasik müziğe olan ilgi ve sadakat devam ediyor.

Hayattaki herşey gibi klasik müzik de değişiyor

Mutlu Varlık Kocaili

Türkiyede’ki popüler klasik müzik akımının temsilcilerinden olan Nemeth Quartet grubunun viyolanselisti Mutlu Varlık Kocaili, Türkiye’de klasik müziğe olan ilginin zannedilenden daha yüksek olduğunu düşünüyor. Özellikle Bursa’da verdikleri konserlerde bilet satışlarının ertesi gün bittiğini ve insanların klasik müziği merak etmelerinden dolayı ilginin de bir hayli yüksek olduğunu söyledi. Fakat ilgi yüksek olsa da Türkiye’deki klasik müzik camiasının küçük olduğunu, orkestra ve opera sayılarının yetersiz olduğunu, bu sebeple daha büyük kitlelere ulaşamadıklarını vurguladı. Hande Dalkılıç gibi Mutlu Varlık Kocaili de büyük kitlelere ulaşmanın, devlet politikasında değişiklikler ve yeniliklerle mümkün olabileceğini söyledi:

“Ben Bursa’da olduğum için buradan bahsetmek istiyorum. Verdiğimiz konserler söylediğim gibi biletleri hemen tükeniyor ve salonlar hep dolu oluyor. O yüzden klasik müziğe ilgisizlik olduğunu söyleyemem en azından benim deneyimlerim bu yönde. Ama söylediğim gibi daha büyük kitlelere ulaşmak için daha fazla orkestraların kurulması gerekiyor ve sponsorların olması da büyük etki yaratacaktır.”

Türkiye’de klasik müziğe olan ilgiyi arttırmak için popüler klasik müzikçilerin yolundan gidilmesi gerektiğini düşünen Kocaili, klasik müzik sanatçıları hakkında, toplumda yanlış bir algı olduğunu, bu akımla birlikte klasik müziğin özünün kaybolduğu veya kaybolma ihtimali olduğu görüşlerine katılmadığını belirtti. “Önemli olan, nasıl bir performans sergilediğinizdir” diyen Kocaili, dünyadaki herşey gibi klasik müziğin de değiştiğini, isteyenin istediği tarzda müzik dinleyebileceğini bu nedenle bir sorun olmadığını söyledi:

“Klasik müzik sanatçısı denince sanki yüzyıllar önce doğmuş bestecilerin sıkıcı eserlerini çalan, yere kadar simsiyah elbiselerle çıkan insanlar olduğu akla geliyor. Ben Nemeth Quartet müzik grubunun bir üyesiyim, biz bu modern klasik müzik akımının fikriyle ortaya çıktık, afişlerdeki fotoğraflarımız, çaldığımız eserler ile halktan olduğumuzu, belirtmeye çalıştık. Giydiğimiz giysilerden, çaldığımız eserlere kadar her şeyi kapsayan bir konu bu. Bundan ötürü bu akımın Türkiye’de yaygınlaşmasını istiyorum ve bu yolda katkı yaptığımızı da düşünüyorum.”


Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir