Hıfzı Topuz Nevbahar’ı imzalıyor

Onlarca eserin sahibi gazeteci ve yazar Hıfzı Topuz, ileri yaşına rağmen (95) üretmeye devam ediyor. Yeni kitabı Nevbahar’ın çıkışının ardından, 20 Mayıs Pazar günü Kadıköy Zebercet Sahaf’ta sevenlerine Nevbahar’ı ve diğer kitaplarını imzalayacak.

Zebercet Sahaf’ın sahibi Suat Köknel Hıfzı Topuz ve imza günü hakkında HaberVs’nin sorularını yanıtladı.

Neden Hıfzı Topuz?

Hıfzı Topuz başlı başına bir tarihtir. Uzun yaşamasının yanısıra bütün bu yaşamını varlığıyla dokusuyla doldurmuş bi insan. Atatürk kuşağından geliyor nerdeyse, ki o kuşağın en ilerici kadrolarından geliyor. Çok iyi bir sosyalisttir Hıfzı Topuz. Türkiye’ye mesleki anlamda çok büyük katkıları olmuş bir insan. Bu katkılarının yanı sıra, çok iyi bir yazar ve bunların hepsinden de önce çok iyi bir gazeteci. Edebiyatçı ve gazeteciliğinin yanısıra bir de ilerici kimliğini koyunca ortaya çok önemli bir profil çıkıyor.

Hıfzı Topuz kitaplarının genç kuşak tarafından gördüğü yoğun ilgiyi neye bağlayabiliriz?

Hıfzı topuz uzun yaşamasının verdiği avantajla çok üretken bir yazar oldu, arka arkaya kitapları yayınlandı ve kitaplarını genç kuşağın anlayabileceği bir dilde yazdı. Yani işin fiyaka kısmına kaçmadan, açık ve net bir şekilde yazdı. Bu açık dille hem kendi yaşadığı, hem de kendinden önceki dönemi anlattı Hıfzı Topuz. Ve bunları da bir roman kurgusunun içinde yaptığı için genç kuşak onu çok sevdi.

Nevbahar’da da bir dönemi anlatıyor Hıfzı Topuz… 

Evet, Meyyale’de anneannesini anlatıyordu. Nevbahar’da da annesini anlatıyor. Aslında böyle biyografik kitapları yazarken ön planda karakterler üzerinden ilerliyor ama arka planda da bir dönemi anlatıyor. Böylece okuyucular hem bir biyografi kitabı okumanın tadını alıyor hem de bu memleketin geçmişini öğreniyorlar.

Bir röportajında söylediğine göre, bazen olayların ayrıntılarına o kadar kaptırıyormuş ki kurguya gerek bile kalmıyormuş.

Zaten hayatın kendisi bir kurgu. Hele bizim gibi bir memlekette yaşadığımız olaylar o kadar kurgusal gidiyor ki, birebir yaşanılanın kendisini yazsan bile kurgu, edebiyat içinde kendiliğinden ortaya çıkıyor. Biz içe dönük edebiyatı çok yapamıyoruz açıkçası. O kadar heyecanlı ve serüven dolu bir dünyada yaşıyoruz ki Türkiye’de, yaşadığımız her şey an be an değişiyor. Bunların hepsi de kurguya dahil olan şeyler. Bunları sıralı bir şekilde yazdığında zaten kurgu kendiliğinden kurulmuş oluyor.

Bu ulu yaşına rağmen hala yazmaya, üretmeye devam etmesinin yanı sıra bir de imza günlerine katılarak sevenleriyle buluşuyor. Bu çok önemli değil mi?

Tabi ki öyle. Edebiyat da insanlarla temas halinde olmak, karşılıklı birbirini beslemek demek. Okuyucu açısından böyle etkinlikler yazarı tanımak ve bir ânı biriktirmek anlamına geliyor. Hele ki Hıfzı bey gibi ulu bir çınarı görmüş olmak, bir tarihe tanıklık etmek çok önemli. Hıfzı Bey açısından da okuyucuyu tanımak, görmek bu hayatın güzelliklerinden biri. Bu vesileyle yazar da okuyucuyla arasındaki mekanik ilişkiden çıkarak bir dinamik yaratmış oluyor. Hayatımızda da bu tür iç içe olduğumuz, temas ettiğimiz şeyler bize keyif veriyor zaten. İmza günlerinin bu anlamda ciddi bir kıymeti var. Hele ki Hıfzı Bey gibi yaşını almış bir insanın bir sürü zahmete katlanarak, imza günlerine katılıyor olması çok önemli bir fedakarlık. Kendisini saygıyla selamlıyoruz.

Etkinlik herkesin katılımına açık ve ücretsiz olacak. Zebercet Sahaf iletişim bilgileri: zebercetsahaf@gmail.com – 0216 450 24 99

  • Delicious
  • Facebook
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Twitter
  • RSS Feed

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir