FEM’den ‘Ahmet Atakan’ özrü

FEM Yayınları, “Ahmet Atakan’ın ölümünün, emniyet güçlerine yıkılmak için yalan haber yapıldığını” ima eden sınav sorusu için özür diledi.

Kurum, HaberVs’ye gönderdiği yazılı açıklamada, kurumun “güncel siyasi tartışmaların dışında kalma, müfredat dışına çıkmama” prensibinin dışına çıkıldığının sınav sonrasında fark edildiğini söyleyerek “incinen ve rencide olan taraflardan” özür diledi.

FEM Dershaneleri’nin 17 Eylül Pazar tarihli YGS 3 deneme sınavında, 9 Eylül’de Hatay’da polis müdahalesi sırasında hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ı (22) ima eden şu felsefe sorusu yer almıştı:

“Bir insan, birine 1 yalan söylerse yalnızca 1 yalan söylemiş olur. Ama bunu basın yoluyla yaptığında milyonlarca yalan söylemiş olur. Örneğin, binadan düşerek ölen kişi ile ilgili, emniyet güçlerini suçlamak maksadıyla kasten, polis öldürdü diyerek yayılan bir yalan haber için ne kadar özür dilense, düzeltme yapılsa da artık iş işten geçmiştir. Bu haberle toplumun büyük bir kesiminde amaçlı bir şekilde bir algı oluşturulmuştur. Bu ise toplumsal birlik ve bütünlüğümüzü parçalar. Bu nedenle herkes her zaman doğruyu yazmalı, haberleştirmeli, kaynağını araştırmalıdır. Çünkü her insanın hürriyet hakkı vardır, ancak yalan haberin hürriyeti yoktur. Bir yazarın dediği gibi, “Bir haberin yalan çıkması önemli değildir, bir yalanın haber olarak çakması önemlidir.”

Sınav sorusunun Twitter üzerinden yayılması üzerine FEM Dersaneleri büyük bir tepkiyle karşılaştı.

FEM: 'Maksadı aştık, özür dileriz'

HaberVs’nin sorusuna yazılı açıklamayla cevap veren FEM Yayınları, “özür” metninde şunları söyledi:

“FEM Yayınları tarafından hazırlanan bir felsefe sorusunda, yayın kurulu ilkelerimizden olan 'güncel siyasi tartışmaların dışında kalma, müfredat dışına çıkmama' prensibimizin ihlal edildiğini maalesef sınav sonrası fark etmiş bulunuyoruz.
 
“Soru hazırlanırken ÖSYM’ce de benimsenen öğrencilerin ilgisini çekme, güncel haberlerden yararlanma amacı güdülmüş fakat maksadı aşan bir anlam ortaya çıkmasına neden olunmuştur. Bu konunun kurumumuz içerisinde ayrıntılı olarak tetkik edilmekte olduğunu belirtip, incinen ve rencide olan taraflardan FEM Yayınları olarak  özür dileriz.”

İddialar cevap arıyor

Ahmet Atakan, 9 Eylül gecesi Ankara Tuzluçayır, ODTÜ ve Okmeydanı direnişine destek için Hatay'da yapılan gösterilerde bir binanın çatısından düşerek hayatını kaybetmişti.

Görgü tanıkları Atakan'ın “biber gazı kapsülüyle yaralanarak öldüğünü” söylerken, İçişleri Bakanlığı 11 Eylül’de yaptığı açıklamada, Atakan’ın ölümünde, “olay yerinden geçen polis araçlarının bir müdahalesinin olmadığını” belirtmişti. Bakan Muammer Güler “Yüksekten düşme olduğu konusunda herhangi bir tereddüt yok. Polisin herhangi bir müdahalesi konusunda da bir tereddüt yok. Çünkü bunlar yerel bir TV'nin kameraları ile tespit edildi” ifadesini kullanmıştı.

Farklı görüntüler

Bakan Güler'in “yerel bir TV'nin kameraları ile tespit edildi” dediği,  HRT Akdeniz TV tarafından 9 Eylül gecesi kaydedilen görüntülerde yüksekten düşerken görüntülenen kişinin, Atakan olduğu iddia ediliyor.

Diğer taraftan Atakan'ın ağabeyi Süleyman Atakan’ın daha sonra paylaştığı görüntüde, kardeşi Ahmet'in yere yığılmasından sonra öndeki polis aracından Atakan’ın bulunduğu tarafa doğru biber gazı atıldığı görülüyor. İçişleri Bakanlığı, bu yeni görüntülerle ilgili bir açıklama yapmadı.

Ahmet Atakan’ın ölümüyle ilgili resmi soruşturma devam ediyor.

Atakan'ın ayrıntılı otopsi raporu da henüz hazırlanmış değil.

  • Delicious
  • Facebook
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Twitter
  • RSS Feed

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir