Archive for : Ekonomi

Hot zotla istihdam absürdlüğü

Mustafa Sönmez

Yarın her ayın ortasında olduğu gibi, işsizlik verileri açıklanacak. Yüzde 14’ü bulmuş resmi işsizlikte bir iyileşme olmadığı, genç işsizliğinin kentlerde yüzde 30’u bulduğu, diplomalı işsiz sayısının 1,5 milyona yaklaştığı tekrarlanacak vs…Bütun bu katı gerçekler yeni bir çığlığa dönüşürken, Türkiye, bir absürt oyunu oynamayı sürdürecek. Absürt oyun, yani iletişimsiz, yabancılaşmış, insansızlaşmış, gerçeğin yerinden oynatıldığı, çivilerin çıktığı, gerçeğin parçalandığı, ona ayna değil prizma tutulduğu oyundur…
» Continue reading “Hot zotla istihdam absürdlüğü”

Leave a Comment

İlahi başbakan!

Mustafa Sönmez

Başbakan Erdoğan, yanında ekonomi ile ilgili bakanlarıyla, hafta sonu “esnaf açılımı” yaparken öyle inciler döktürmüş ki, insan “İlahi başbakan..” diye gülümsemeden edemiyor. Hazret, küçük esnafa, özelikle tutunamayan bakkallara bulmuş formülü. Diyor ki; “Artık değişim, dönüşümden bahsediyoruz. Gerekirse alışveriş merkezi veya süpermarketlerin bakkallarla işbirliğine girmek suretiyle, onları oralarda gerekirse kendi bayi gibi çalıştırmalarını sağlayacak, onları sermaye yükünden kurtaracak bazı adımların atılması sağlanabilir…”
» Continue reading “İlahi başbakan!”

Leave a Comment

Dış borç kamburu bıçak sırtında

Mustafa Sönmez

Türkiye ekonomisinin yelkenleri dış kaynakla şişiyor; rüzgar esince büyüme yaşanıyor, rüzgar esmeyince tekne ilerlemiyor, büyüme düşüyor. Dış kaynağın üç biçimi var; borsaya, devlet kağıtlarına gelen sıcak para bunlardan birincisi, doğrudan yabancı sermaye  ikincisi, dış kredi de üçüncüsü. Ekonominin yüzde 5 dolayında küçüldüğü 2009’da doğrudan yabancı sermaye girişi ile dış kredi akışı yavaşladı; sıcak para ise yılın ilk yarısında gerilerken, ikinci yarıda geri döndü. Böylece, dış yükümlülükler, daha çok sıcak para akışıyla, fazla sorun olmadan yerine getirildi. Ama bu, büyümeye geçiş halinde, sırttaki yükleri, özellikle dış borç yükünün ezici ağırlığını eksiltmiyor.
» Continue reading “Dış borç kamburu bıçak sırtında”

Leave a Comment

Grevin sadece adı var

Mustafa Sönmez

Türkiye’nin imzaladığı ILO sözleşmeleri, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, BM Ekonomik, Siyasal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Sosyal Şartı ile bu hakların uygulanmasını denetleyen organların kararları ile bizdeki sendikal hak ve özgürlükleri düzenleyen mevzuat ve işin pratiği, akla kara kadar farklı. Toplamı 13 milyona ulaşmış ücretli nüfustan toplu sözleşme hakkını kullananlar 732 bin… Yani 15’te 1 bile değil…Ama daha vahim olanı, çalışanın en önemli savunma silahı grevin durumu…Grev uygulaması öylesine erozyona uğramış durumda ki, sadece adı var desek yeridir. Düşünün, sadece 3 bin işçi bu hakkı kullanabildi geçen yıl…
» Continue reading “Grevin sadece adı var”

Leave a Comment

Sendika ve toplu sözleşmenin adı var kendi yok

Mustafa Sönmez
12 Eylül Anayasasına, AKP optiğinden değil de, farklı açılardan eleştiride bulunanların – buna sendikalar da dahil- ıskaladığı en önemli başlık demokratik sendika,toplu sözleşme, grev hakkına getirilmiş kısıtlar. Özellikle sendikaların, Anayasa deyince ilk elde talepleri, çalışan sınıfın ekonomik-demokratik hakları için özgür bir sendikal ortam olmalıydı. Bu hak, 1982 Anayasa’sının 53, 54 ve 55’i maddelerinde güya var. Ama 12 Eylül generalleri, TÜSİAD’ın, TİSK’in beklentileri doğrultusunda o hakları öyle budadılar ki, sendika kurmanın önüne bir dizi baraj; onu geçince toplu sözleşme yapma yetkisinin önüne bir dizi baraj; onu geçen olursa uzlaşmazlık durumunda grev silahını kullanmanın önüne bir dizi baraj koydular. Sonuçta ne mi oldu ? Sendika, toplu sözleşme, grev hakkı Anayasa’da varmış gibi göründü ama pratikte kullanılamadı.

» Continue reading “Sendika ve toplu sözleşmenin adı var kendi yok”

Leave a Comment

Sevindiren küçülme sorgulanmayan büyüme

2009 yılının yüzde 4,7’lik küçülmesi, AKP iktidarını, yandaş medyayı ve “piyasa çevreleri”ni sevindirdi. Nasıl sevindirmesin; IMF’in öngörüsü yüzde 6,5 daralmaydı, Hükümet, Orta Vadeli Plan’a yüzde 6 yazmıştı. En son yapılan anketlerde de beklenti yüzde 5,5 dolayındaydı. Sonuç, yüzde 4,7 küçülme çıkınca bir “oh !…” çekildi.
Mustafa Sönmez
» Continue reading “Sevindiren küçülme sorgulanmayan büyüme”

Leave a Comment

İki krizin çizgileri

Bu satırları, bugün saat 10’dan sonra okuduğunuzda, TÜİK’ten aktarılan haber bültenlerinden, aşağıda yer alan grafikteki 2009’un son çeyreğinin yüzde 3,7’lik büyüme tahmini verisinin gerçeğini öğrenmiş olacaksınız. 2009’un ilk çeyreğinde yaşanan yüzde 15’e yakın tarihi çöküşün ardından yüzde 8’e yaklaşan ikinci çeyrek küçülmesini yüzde 3,3’lük küçülme izlemişti.
» Continue reading “İki krizin çizgileri”

Leave a Comment

Medyada borsada kimin eli temiz ki?

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vedat Akgiray, portföyü olan, borsada yatırımcı şapkası bulunan gazetecileri “tesbit ettiklerini!” belirtmiş ve bunu pek etik bulmamış. Akgiray’ın bu teşhisini pek yerinde bulan ve “hodri meydan” çeken bir dizi de “kanaat önderi” çıktı ortayaMedyayı istismar eden, medyadaki konumundan dolayı çıkar sağlayan sadece portföy sahibi gazeteciler, köşe yazarları mı? Peki medyayı, medya dışı bankaları, şirketleri için tepe tepe kullanan bizzat medyanın patronları ne oluyor? Ya , yandaş medya oluşturarak baskıcı islami toplum modellerini inşa etmeye çalışan AKP, tarikat-cemaat liderleri ? Reklamveren güçlerini kullanarak medyada istedikleri haberleri istedikleri biçimde dikte eden şirketler ?…Bunlara ne diyeceksiniz ? Bunların medya sahipliği, medya hakimiyeti üstünden sağladıkları çıkarlara, borsayı manipüle etmelerine nasıl engel olacaksınız?
» Continue reading “Medyada borsada kimin eli temiz ki?”

Leave a Comment

Daha az işçi, daha düşük ücret de krizden çıkarmıyor

Alavere,dalavere, Kürt Memet Nöbete!…Kapitalizmin bu değişmez krizden çıkma oyunu, yine tekrarlanıyor. İşverenler, bir yandan çalışan sayısını azaltarak ,bir yandan da ücretleri azaltarak maliyetleri düşürüyorlar; bu avantajla rekabet gücü edinip kaybettikleri pazarları, ciroları, dolayısıyla karları yeniden yakalama peşindeler. Ama,bu vahşi sömürüye rağmen, hala kapasite kullanımı yüzde 68’in üstüne çıkamıyor. Toparlanma patinaj yapıyor.
» Continue reading “Daha az işçi, daha düşük ücret de krizden çıkarmıyor”

Leave a Comment

Vahşi sömürüye rağmen sanayi toparlanamıyor

AKP Anayasa taslağı, her nedense 12 Eylül Anayasasının işveren kesiminin istekleri doğrultusunda ters yüz ettiği çalışma yaşamı  ile ilgili alana dokunmuyor. Varsa yoksa, yüksek yargı…AKP’nin hık deyicileri, taslak tartışması yaparken 12 Eylül’ün budadığı sendika, toplu sözleşme, grev hakkı ile ilgili tadilata hiç değinmiyorlar. Memurların ağzına bir parmak “toplu sözleşme balı”…O kadar…Niye uğrasınlar anti-sendikal, anti-demokratik çalışma yaşamı alanına ? 12 Eylül’den miras, öyle bir dikensiz gül bahçesi var ki, yeniden dikenleştirmenin alemi var mı? Tabii yok. Ama, anti-sendikal düzen, her zaman olduğu gibi 2009 krizinin de bütün yükünü çalışan sınıfa yıktı ve reel ücretler tarihi biçimde geriledi, 300 binden fazla insan işini kaybetti.. Tarihi bir yoksullaşma !…
» Continue reading “Vahşi sömürüye rağmen sanayi toparlanamıyor”

Leave a Comment